29 Haziran 2016 Çarşamba

Ataturk Havalimani Saldirisi Hakkinda

Yazmayali 7 ay oldu.
Bugunluk bir istisna olsun dedim.
Ingilizce klavye nedeniyle ozur dilerim ama elimde bu var.
Blogger bazen duzeltme yaptigi icin turkce karakter ya da sacma kelimeler gorebilirsiniz.
Insane bazen elindekiyle yetiniyor degil mi?
Neyse...
Bu blogun pik yaptigi nokta ulke capindaki elektrik kesintisi olmustu.
O olaydan beri neredeyse her ay patlama oldu.
En son da bu patlamalarin en dramatik ikincisi oldu.
En dramatik olani Ankara patlamasi gibi gozukse de esasinda devlet mahallesindeki patlama.
Havalimani patlamasi da ikinci dramatik olan.

Burada olen/yaralanan insan sayisini degil verilen olayin oldugu bolgeye peneterasyondan bahsediyorum.

Devlet mahallesindeki patlamayi pkk yapmisti.
Ahl'deki patlamayi isid yapti.

Kisaca orgutten bagimsiz olarak (yani orgutlerin gucunden bagimsiz olarak) her yerde her sey ile karsilasabiliriz. Zaten bunu yetkililer de dogruluyorlar.
Bu olaylardan sonra ulke vatandaslari olarak refleks gosteriyoruz. Kendimizi korumaya kalkisiyoruz.
Mescal Guvenpark patlasindan sonra o bolgeye gitmemeye calisiyoruz, ya da Istiklal patlamasindan Sonra kirk yield bir gittigimiz Istanbul seyahatinde bosver Beyoglunu diyoruz, Simdi belki bir sure Ahl'yi kendimizden uzaklastiracagiz.

Ne zamana kadar bu boyle devam edecek...
Doktorun sigarayi birakmalisin dedigi ama paket ustune paket bitiren dayilara donduk...

Bu iste bir yanlis var...



4 Kasım 2015 Çarşamba

kapanış yazısı

Merhabalar...
Son yazımı yazalı oldukça uzun bir zaman geçti.
Sanırım en az 5-6 ay kadar bir süre söz konusu.
Bu süre zarfında bu blogu ihmal ettiğimi düşündüm.
Bazen gerçekten güzel, yazmaya değecek bir fikir ya da bir haber gelmesini bekledim. Bazen de varlığını bile unuttum.
Ama bugün emin oldum ki bu blog beni aşan bir mevzu oldu. Ülkemiz şartlarında bu noktaya getirebildim ancak.
Yaklaşık 14 aydır açık olan blogum an itibariyle toplam 6240 kez görüntülenmiş... Bunun da zaten 1/3ü türkiye geneli elektrik kesintisinin olduğu gün gerçekleşti.
Kısaca galiba bu blog işi buraya kadarmış.
Allahaısmarladık...

15 Mayıs 2015 Cuma

Japon Deprem Uzmanı Kaneda: Marmara'da tsunami olur

Japon Deprem Uzmanı Kaneda: Marmara'da tsunami olur

15/05/2015

Bursa'da konuşan Japon Deprem Uzmanı Yoshıyuk Kaneda, Marmara Denizi'nde büyük bir toprak kayması halinde tsunami etkisi oluşabileceğini söyledi. Kaneda, olası bir tsunami tehlikesine karşın erken uyarı sistemi kurulmasını önerdi.

RADİKAL-Marmara Belediyeler Birliği’nin bu yıl 2'ncisini düzenlediği, Akıllı Belediyecilik Zirvesi kapsamında yapılan Afet Yönetimi oturumuna katılan Japon Deprem Uzmanı Yoshıyuk Kaneda ,Türkiye’deki depremler hakkında bilgi verdi. Türkiye ile Japonya’nın ortak çabalarının olduğuna dikkat çeken Kaneda, “1999’da Türkiye’de deprem olmuştu, o zaman Japonya yardım elini uzatmıştı, 2011’de Japonya’da yaşanılan afette benzeri yardımlaşma bu sefer Türkiye tarafından gerçekleşti” dedi.

“TSUNAMİ OLABİLİR”

Marmara Denizi'nde bir tsunami olma ihtimalinin hangi şartlarda oluşabileceğinin bilgisini veren Kaneda, “Bir toprak kayması olması durumunda denizin dibinde, hacimli ve kitlesel olarak yer değiştirme olursa bilhassa tsunami olması mümkün. Marmara Denizi’nin dibi ihtimali üzerinde konuşursak oldukça eğimli yapısı olduğunu söyleyebiliriz. Bu anlamda toprak kayması gibi bir durumun olması mümkün olabilir. Bu da tabi ki beraberinde tsunami etkisi yaratabilir. Şu anda elimizdeki verileri anlamlandırmaya çalışıyoruz. O nedenle depremin büyüklüğünün ne olduğunu söylemek mümkün değil. Tsunami veya benzeri afetlerin ortaya çıkması ihtimali üzerinde çalışıyoruz. Geçmişe yönelik bir çalışma da yapıyoruz, Marmara Bölgesi özelinde. Alan çalışmaları, simülasyon çalışmaları var, bunların hepsinden elde edilecek bulgular daha sonra tahmin ve öngörülerin ortaya çıkarılmasında kullanılacak” dedi.

“ŞU SAATTE DEPREM OLACAK DEMEK ZOR”

Depremlerin öngörü ya da tahmin süreci olduğunu ifade eden Kaneda, “Şu gün, şu saatte deprem veya afet gerçekleşecek diye tahmin çok zor. Genel olarak birkaç yıl içerisinde belirli bir bölgede oluşacak bazı durumları öngörebiliyoruz. Muhtemel deprem anında binaların tahliye edilmesi için planların yapılması, binaların kayıtlarının alınması önemli. İşin eğitim boyutu da var. Risklerin azaltılması, kayıpların yaşanması anlamında afet riskinin azaltılması önemli” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE TSUNAMİ UYARI SİSTEMİ KURULMALI”

Türkiye ile Japonya arasındaki işbirliği çerçevesinde depremle ilgili simülasyon temelli araştırmalar yapıldığını ifade eden Kaneda, “Japonya’da tsunami için bir erken uyarı sistemi mevcut, böyle bir sistemin Türkiye için de kurulması faydalı olacaktır. Erken uyarı sistemi Japonya’da iki farklı amaçlı çalışıyor. Bir bilgi verilmesi amacında bir de bire bir verilerin değerlendirildiği ortamlarda kullanılıyor” dedi.


Edip TEKİN/BURSA/DHA

kaynak:radikal gazetesi


12 Mayıs 2015 Salı

Ankara'da korkutan deprem

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28978979.asp

Ankara'da korkutan deprem

 

Ankara'nın Elmadağ ilçesinde Richter ölçeğine göre 4,0 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Ulusal Deprem İzleme Merkezi'nin verilerine göre, deprem saat 02.40'da, Yeşildere Fatih Mahallesi civarında, yerin 6,8 kilometre derinliğinde gerçekleşti. Sarsıntı, Ankaramerkezde ve ilçelerinde de hissedildi.

Ünlü deprem uzmanı konuştu: Nepal depremi İstanbul'u tetikler mi?

 http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/28975076.asp

Ünlü deprem uzmanı konuştu: Nepal depremi İstanbul'u tetikler mi?

 

7 bin 700 kişinin yaşamını yitirdiği ve dünyanın en büyük ve en yüksek sıradağları olan Himalayalar'ın yüksekliğini 1 metre azaltan Nepal Depremi, İstanbul depremini tetikler mi? Bu sorunun yanıtını İstanbul Teknik Üniversitesi Jeofizik Mühendisi, Türkiye'nin ilçe ilçe deprem haritasının hazırlayıcısı Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan verdi.

 Ercan, Nepal Depremi'ne ilişkin 4 Mayıs tarihli değerlendirme yazısında, "Yer yuvarının sarsıntısının en az 15 Mayıs’a dek sürmesi, bu arada yakın etkiyle 200 km yarıçaplı bir alanda; ayrıca uzak etkiyle yeryüzünün herhangi bir yerinde taşma eşiğine dek gerilmiş kırıklar boyunca deprem yapması beklenmektedir. Türkiye de bu olasılıkların içindedir" uyarısında bulundu.
Ancak Nepal Depreminin, İstanbul depremini tetiklemesini beklemediğini vurguladı. 

Ercan; 7.8 büyüklüğündeki Nepal Depremi konusunda 2013 yılında yapılan uyarıları anımsatarak, "Bu bölgede deprem dönüş dönemi 750 yılda bir olduğundan; 1934 yılındaki 8,4 büyüklüğündeki Nepal-Bihar depreminden sonra uzun yıllar bir daha deprem beklenmiyordu. Ancak, Hindistan yarım adasının yılda 4,5 santimetre, Asya’yı Himalaya yayı boyunca kaktırması sürüyor. Everest’in bulunduğu yerde yer kabuğunu kırıştırarak 150 km kalınlığa eriştiriyordu. Hind yarımadası, kırışıklığı yapıp Himalaya’ları yükseltirken, 110 ile kuzeydeki kaysak (levha) altına dalmaktadır. Bu dalış 150 km’lik yırtılma boyunca, bu depremle 3 metreyi bulmuştur" dedi.
"TÜRKİYE DE ETKİLENEBİLİR"  Ercan, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
"Bu deprem, 6382 km derinde olan yerin çekirdeğine dek sarsmış olup, yer yuvarının sarsıntısının en az 15 Mayıs’a dek sürmesi, bu arada yakın etkiyle 200 km yarıçaplı bir alanda, ayrıca uzak etkiyle yeryüzünün herhangi bir yerinde taşma eşiğine dek gerilmiş kırıklar boyunca deprem yapması beklenmektedir. Türkiye de bu olasılıkların içindedir.
Artçı depremlerin 30 gün içinde M>5 (5 den büyük olarak) sürmesi beklenmektedir.
Yıllar boyu biriken bu gerginlik bir deprem ile boşalması gerekliydi.
AMERİKALI BİLEMEDİ, HİNTLİ BİLDİ
Ne var ki, 1934 depremi, ayrıca 750 yılda bir depremin döndüğünü düşünen, Amerikalı Brian Tucker artık burada çok uzun süre deprem olamayacağını belirtmişti. Onun bu açıklaması siyasilerce destek görmüş, halkın tedirgin olmamasını belirtmişlerdi. Tucker’ın açıklamasına uymuşlardı.

Ancak yaptığı çalışmaları 2013’de açıklayan Hindli jeofizik sayışmanı (mühendisi) Vinod Kumar Gaur, sarsıntının yılını vermese de, bu bölgedeki gerkinlik birikimin taşma düzeyine dek biriktiğini, yakında ya da orta evrede, yaklaşık 8 büyüklüğünde bir depremin kesin olacağını uyarmıştı.
Şimdi ise yapılan yorum, 2015 depreminin 1934 depreminin artçısı olduğudur.
Günümüzde Nepal yeryüzünün en yoksul ülkelerinden biri olup, yıllık geliri 20 milyar dolar dolayındadır. Oysa bu depremin yaralarını sarmak için gereken akçal gereksinim ulusal gelirin dörtte biri olup, 5 ile 6 milyar dolar dolayındadır. Tüm Nepal’in yapılaşması, alt yapısını yeniden düzenlemek için gereken ise 80 ile 100 milyar dolardır.
NEPAL, DALMA-BATMA ÇARPIŞMA BİÇİMİNDE İSTANBUL İSE SAĞ YANAL ATILIMLI
Nepal depreminin işleyişi dalma-batma, çarpışma biçimindedir. Kuzey Marmara ya da İstanbul depremi ise sağ yanal atımlı bir işleyişi olup birbirlerinden ayrı olup etkilemezler.
O nedenle Nepal depreminin İstanbul’daki depremi tetiklemesini beklemiyorum."


 

nepal'de 7.4lük artçı deprem

http://www.hurriyet.com.tr/dunya/28980380.asp


Nepal'de 7,3 büyüklüğünde deprem

Geçen ay başkent Katmandu ve çevresini yıkan 7,8'lik depremin yaralarını sarmaya çalışan Nepal'de; 7,3 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi. Depremin neden olduğu panik, Katmandu'da trafiğin kilitlenmesine yol açtı.

 

Reuters'ın haberine göre, Amerikan Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), Çin sınırında gerçekleşen depremin derinliğinin 19 kilometre olduğunu bildirdi. USGS, nüfusun nispeten yoğun olmadığı bir bölgede meydana gelen depremin büyüklüğünü daha önce 7,1 olarak duyurmuş, ardından 7,3'e yükseltmişti.
Associated Press'e göre, BM'ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü, Katmandu'nun doğusundaki Chautara kasabasında en az dört kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Associated Press, başkenti Chautara olan Sindhupalchowk bölgesinde gerçekleşen üç büyük heyelanda en az 12 kişinin yaralandığını belirtti. Sindhupalchowk, 25 Nisan'daki 7,8 büyüklüğündeki depremde en fazla ölümün yaşandığı bölgeydi.

Depremin ardından yaşanan panik Katmandu'da trafiği durma noktasına getirdi.
Reuters, komşu ülke Hindistan'da da iki kişinin öldüğünü bildirdi.
KATMANDU'DA BÜYÜK PANİKAssociated Press, başkenti Chautara olan Sindhupalchowk bölgesinde gerçekleşen üç büyük heyelanda en az 12 kişinin yaralandığını belirtti. Sindhupalchowk, 25 Nisan'daki 7,8 büyüklüğündeki depremde en fazla ölümün yaşandığı bölgeydi.

Depremin hissedildiği Hindistan'da bayılan bir kadın
Görgü tanıkları, depremin ardından merkez üssüne 83 kilometre uzaklıktaki Katmandu'da insanların panik içinde kendilerini binalardan dışarı atarak sokaklara koştuğunu söyledi. Katmandu havalimanı da uçuşlara kapatıldı.
Merkez üssü Everest Dağı yakınlarındaki Namche Bazar kasabasına 68 kilometre uzaklıkta olduğu açıklanan depremin Hindistan'ın kuzeyinde ve başkent başkent Yeni Delhi'de de hissedildiği belirtildi. Reuters, binaların yaklaşık bir dakika sallandığı Yeni Delhi'de insanların sokaklarda toplandığını bildirdi.

KIZILAY EKİBİNDEN AÇIKLAMA
Bölgede görev yapan Kızılay ekibi ihtiyaç tespit çalışmalarına başladı. Kızılay ekibinden hurriyet.com.tr'ye konuşan delegasyon başkanı Salih Duran depremin Katmandu'da da oldukça şiddetli bir şekilde hissedildiğini ve kentin farklı noktalarından toz bulutlarının yükseldiğini bildirdi.
Art arda bir kaç kez deprem meydana geldiğini belirten Duran; halkın panik içinde olduğunu ve ilerlemekte güçlük çekildiğini ifade ederken, deprem bölgesinden henüz can kaybıyla ilgili bir bilgi gelmediğini söyledi. Katmandu'ya 82 km uzaklıkta gerçekleşen deprem sonrası bölgede yıkımlar olduğu Kızılay ekibinin aldığı duyumlar arasında.

Depremin ardından Katmandu'daki hastanelerde yatan hastalar dışarı taşındı.

Nepal'de 25 Nisan'da meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki depremde en az 8 bin 46 kişi yaşamını yitirmiş, yaklaşık 18 bin kişi de yaralanmıştı. 


 *Deprem büyüklüğü haberden sonra 7.4 olarak açıklanmıştır.

 

4 Mayıs 2015 Pazartesi

Prof. Dr. Naci Görür'den Nepal depremi sonrası önemli uyarılar


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/28910549.asp

Prof. Dr. Naci Görür'den Nepal depremi sonrası önemli uyarılar

Nepal’in başkenti Katmandu’da önceki hafta meydana gelen 7,8’lik deprem İstanbul için olası deprem tahminlerini tetikledi. 15 yıl boyunca Marmara Denizi'nde yürütülen deprem araştırmalarının başındaki isim olan ve "Deprem konusunda resmi organlar bizden fikir dahi almıyor" diyerek İTÜ Maden Fakültesi’ndeki görevinden emekliye ayrılan Prof. Dr. Naci Görür Nepal depremi sonrası bir kez daha uyarılarda bulundu.

İTÜ Maden Fakültesi’ndeki görevinden emekliye ayrılan Prof. Dr. Naci Görür,  15 yıl boyunca Marmara denizinde yürütülen deprem araştırmalarının da başındaki isimdi. Naci Görür Birgün Gazetesi'nden Ömür Şahin Keyif'e verdiği röportajda İstanbul'u bekleyen felaketi resmetti. İşte açıkmamalarından önemli bölümler;
İSTANBUL DEPREMİ : 7.2 BÜYÜKLÜĞÜNDE OLACAK VE...

1999’dan bu yana bilim insanları olarak bizler, tehlikenin boyutunu, verebileceği hasarı, bu hasarı minimize etmek için ne yapılması gerektiğini, hatta depremin oluşabileceği zamanı dahi verdik. Marmara bölgesi en az 7,2 büyüklüğünde bir deprem bekliyor. Bu deprem belki Adalar’ın güneyindeki fayda olur, belki Adalar ile Orta Marmara çukurluğu, Marmara Ereğlisi’nin güneyindeki o hat üzerinde olabilir. 7,2 deprem meydana geldiği takdirde İstanbul çok şiddetli şekilde etkilenebilir. Çünkü İstanbul, yapı stokunun yüzde 60’ı mühendislik hizmeti görmemiş, deprem güvenliği olmadığı resmi ağızlarca söylenen bir kent. Bunun dışında yolları, altyapısı son derece gelişigüzel. İstanbul’un çok ciddi şekilde etkilenmesi üzerine de çalışmalar yapıldı zamanında; gerçi Boğaziçi Üniversitesi kayıp sayısını azaltıyor, bir ara 10 bin 15 binlere kadar indiler ama ben onun siyasi nedenlerden olduğunu düşünüyorum. 1999’dan sonra 30 sene içinde (eksi, artı 15) bir deprem beklendiği söylendi ve bu hâlâ geçerli.

İSTANBUL HAZIR MI?
17 Ağustos’tan sonra belki çok şey yapıldı. Ancak İstanbul depreme tamamen hazır hale getirildi mi derseniz, tabii ki hayır. Bu hiçbir şey yapılmadığı anlamına gelmez, bazı şeyler yapılıyor da ama bu yapılanlar nicel olarak yeterli değil. Resmi binalar, okullar, hastaneler güçlendirildi. Tamamı bitti mi? Hayır. İstanbul’da 1 milyon 600 bin bina var. Yüzde 60’ına çürük derseniz, yaklaşık 900-950 bin bina deprem güvenli değil, demiş olursunuz. Bu binaları bugünkü kentsel dönüşüm mantığıyla (lüks binalar yaparak) zaten güçlendirmeniz mümkün değil. Ne zaman ne de para yeter…
İSTANBUL'DA DEPREM OLDUĞU TAKTİRDE...

Biz boş arsaları, yeşil alanları yıkıp AVM’ler, binalar yapıyoruz… Belediyelerimiz sağ olsun, o amaçla çalışıyor… Hani toplanma sahaları? Peki hani acil yollar? Deprem olduğunda senin bulunduğun bölgenin acil kurtarma ekipleri hangileridir, sayıları nedir, nereden geleceklerdir? Diyelim sağ kurtuldun, nereye, kime başvuracaksın, hangi ekmek fırınından ekmek alacaksın? Böyle bir örgütlenme, bilgilendirme yok.